Kontrollü Doğal Kozmetik
HOME

Harakeke

Kelp

Kumarahou

Manuka Balı

Manuka Yağı

Totarol

Halloysite Kili

Harakeke
Harakeke, çarpıcı bir bitki ve Yeni Zelanda manzaralarının göze çarpan özelliğidir. Yeni Zelanda’ya özgüdür ve az miktarda Pasifik Adaları’nda bulunur.
Harakeke, bitkinin gövdesinin alt tarafındaki yapraklarının yüzeylerinden elde edilen saydam polisakarin jel exudatlarıyla dünyaca ün kazanmıştır. Bu jel genellikle Yeni Zelanda’da Aloe Vera jeli ile aynı anlamda kullanılıyor. Biz bu jeli, cildi yatıştırıcı, yumuşatıcı ve nemlendirici özelliklerinden dolayı ürünlerimizde yaygın bir şekilde kullanıyoruz. Bu jel ayrıca petrokimyasal kökenli sentetik jellerin doğal alternatifidir.
Harakeke’nin geniş çime benzer yapraklarının boyları 3 metreden daha fazla uzamaktadır. Maori’ler, bu yaprakları kıyafet, çatı örtüsü ve paspas olarak kullanmıştır. Bununla birlikte, Harakeke’yi yanık ve çıbanları tedavi etmek için tıbbi bir bitki olarak; kesikler için antiseptik olarak; ishal için ise dahilen kullanmışlardır. Yeni Zelanda’nın ilk Avrupa’lı günlerinde, Harakeke, uzak kuzey yarımkürenin yaygın keten bitkisi Linum’dan üretilenlere benzer sicim ve keten yapılmakta kullanılan yapraklarının güçlü liflerinden ötürü Flax (keten) olarak isimlendirilmiştir.
Kullanılan Kısımları:
Yapraklarının tabanlarından elde edilen jel ve sabun yapımında kullanılan tohumları.
Faydaları:
Antiseptik, yatıştırıcı, iyileştirici
Ana bileşenleri:

D-xylose. D- glukuronik asit.

başa

Kelp

Olgunluk döneminde 35 metreden daha uzun boya sahip olan bu bitki günlük yarım metreyle inanılmaz bir uzama hızına sahiptir.

Yeni Zelanda’yı çevreleyen ve besin bakımından zengin olan Güney Pasifik sularında büyüyen Bladder Kelp (Macrocystis pyrifera) dünyada en hızlı büyüyen bitkidir.

Denizdeki zengin besinleri emen kelp özleri, yıllardır toprak bitkileri için doğal likit gübre olarak ve insanlar tarafından iyot, potasyum, folik asit, B grubu vitaminler, hatta A ve D vitaminlerinin de sağlık desteği olarak kullanılmaktadır.
Kelp özleri Living Nature ürünlerinde cilde ve saça besin sağlaması için, özellikle silikat minerali ise güçlü ve sağlıklı saçlar için kullanılmaktadır. Silikat minerali ayrıca iyot ve tanenin (mazı otunun) yumuşak antiseptik özelliği ile temizleme ve arıtma faydalarına da sahiptir.

Kullanılan kısımları:
Bitkinin tümü
Faydaları:
Zengin besin maddeleri ile vücudu besleme, antiseptik
Ana bileşenleri:
Silikat, iyot, B grubu vitaminler, Vitamin A

başa

Kumerahou
Kumerahou bitkisi, sadece yapraklarını ve çiçeklerini beraber suyun altında ovma ile mükemmel köpürme yeteneğine sahiptir.
Bu köpürme özelliğini saponin olarak bilinen doğal yüzey aktif maddesinden almaktadır. Saponinin nazik temizleme niteliği sabunlarda bulunan alkali maddesinin eklenmesine gerek kalmadan iyi sonuç vermektedir.
Saponinin diğer faydaları arasından yağ ve su ile karışabilme özelliği ile ideal bir doğal temizleyici olabilmesini sayabiliriz. Saponinin antimikrobiyal aktivitesine sahip olmasından dolayı, onun bitkilerin dokularında bulunması mikrobik saldırılara karşı önemli bir savunma olarak kabul edilmektedir. Saponinler vücuda faydalı özellikleri olduğu ve saçtaki kepekten kaynaklanan mantarlara karşı savunmada aktif madde olmalarından dolayı ünlüdür.
Maorilerden Kumerahou tarafından isimlendirilmiş olan Kumerahou’nun çiçek açma zamanı, kumaranın (tatlı patates) yetiştirilme zamanlarına rastlar. Yaprakları genellikle, akciğer tıkanıklıklarına ve balgam sökmeye yardımcı çay olarak kullanılıyor.
Kullanılan kısımları:
Çiçekleri ve yaprakları.
Faydaları:
Nazik temizleme ve antimikrobiyal.
Ana bileşenleri:
Saponinler.

başa

Manuka Honey
Manuka balının cildiniz için faydaları olağanüstüdür – nemlendirici, besleyici, iyileştirici, gençleştirici ve koruyucu.
Bizim kilit Living Nature maddemiz olan Manuka balı, besleyiciler, vitaminler, amino asitler ve mineraller içermektedir. Bal, yüzyıllardır cilt bakımı ve cilt güzelliği için kullanılmıştır. Manuka yağı, özel niteliklerinden dolayı sadece nemlendirici olarak çalışmaz; nemi cildin içine hapseder fakat Manuka bitkisinden elde edilen özel aktif bileşenleri içerir ki bu bileşenler bu balı ciltte biyolojik olarak en aktif ve en faydalı ballardan biri haline getirir.
Balın, yara iyileştirmesini tetikleme ve sağlıklı cildi destekleme gücü bir çok kez belgelenmiştir. Cilde uygulandığında, balın bağışıklık sistemini harekete geçirdiği ve hücre metabolizması için besin ve hızlı doku onarımı sağladığı bildirilmiştir. Bal, ayrıca ölü deri hücrelerini temizlemeya yardımcı olan laktik asit içermektedir.
Manuka balının benzersiz Manuka faktör olrak ifade edilen (UMF – unique Manuka factor) biyoaktif özelliği, onun deri ve yara enfeksiyonlarına neden olan E.coli ve Staph.aureus bakterilerine karşı güçlü antimikrobiyal aktivitesiyle ile ilgilidir.
Kullanılan kısımları:
Manuka çiçeklerinin nektarlarını kullanan arılar tarafından yapılmış bal.
Faydaları:
Antimikrobiyal ve biyolojik olarak aktif nitelikleri.
Ana bileşenleri:
Glukoz, fruktoz, laktik asit, C Vitamini, niacin, riboflavin.

başa

Manuka (Çay Ağacı) Yağı
İnanılmaz derecede çok yönlü bir bitki olan Manuka’ya uzun zaman boyunca iyileştirici özelliklerinden dolayı büyük değer verilmiştir.
Diğer özellikleri arasında, Manuka yağının antibakteriyel olması, mantar enfeksiyonuna karşı etkin olması, ve yatıştırıcı özellikleri, kaşıntı ve deri enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar için, mesela bakteriye bağlı sivilce için, onu ideal bir karşı madde yapmıştır. Manuka yağı, uzun süredir hastanelerde kapsamlı bir biçimde araştırıyor ve bu araştırmalar sonucunda MRSA bakterisine (Methicillin-Resistant Staph. Aureus) karşı etkili olduğu bulunmuştur ki bu bakteri normal antibiyotiklere karşı dirençli bir bakteridir.
Manuka ağacı Maori’ler tarafından geleneksel olarak romatizmadan, yanıklar, ateş, ürinal şikayetler, soğuk algınlığı, deri hastalıklarına kadar bir çok rahatsızlıklar için kullanılmıştır. Bunun yanında kerestesi için de kullanılmıştır. Ormanda, Manuka büyük ağaçların yerleşmesine izin verir; küçük ağaçların büyümesine yardımcı olur ve çıplak arazide hızla kolonileşen ilk ağaçlardan olmasından dolayı çorak bölgeleri yerli Yeni Zelanda çalılıklarına geri dönüştürmede etkisi büyüktür.
Kullanılan kısımları:
Yaprak ve dallarından çıkarılan temel yağ.
Faydaları:
Derideki bakterileri dengelemek, koruyucu.
Ana bileşenleri:
Leptospermone, flavesone.

başa

Totarol
Yeni Zelanda ormanlarının devlerinden biri ve eski Gondwanaland bitki gruplarından olup toplu halde Podocarp’lar olarak bilinen bitkidir.
Podocarp’lar dinazorlar çağında, yaklaşık 135-195 milyon yıl önce evrim geçirmişlerdir ve küçük keskin iğneli yapraklar gibi özellikler kazanarak günümüzde soyları tükenmiş olan dev sürüngenlerin aç ağızlarından kendilerini korumayı başarmışlardır.
Totara’nın odunları antimikrobiyal ve güçlü antioksidan faaliyetlerinden dolayı çürümeye oldukça dirençlidirler ve bu yüzden Yeni Zelanda’ya göç eden ilk Avrupalılar tarafından iskele kirişi ve çit kazığı olarak bol miktarda kullanılmıştır. Bu antioksidan aktivitesi Living Nature ürünlerinde oksidatif strese ve cilt hücrelerini parçalayan, bozan serbest radikallere karşı koruyucu olarak kullanılmaktadır.
Totarol™ (odunun bakteri saldırılarına ve oksidatif bozulmalara karşı dirençli olmasından sorumlu olan Totara ağacının özodununun bileşeni)üretiminin hammaddesi yüksek kaliteli, geri dönüşümlü Totara kaynaklı yapılmaktadır. Hiç bir ağaç bu maddenin elde edilmesi için kesilmemiştir. Totarol’un süpertehlikeli çıkarma süreci, onun bütün tip çözücülerden kurtulmuş olduğu anlamına geliyor.
Kullanılan kısımları:
Kabuk ve odun.
Faydaları:
Antimikrobiyal ve güçlü antioksidan faaliyet
Ana bileşenleri:
Totarol™.

başa

Halloysite Kili
Halloysite kili dünyadaki en ince, en beyaz ve en saf kili olarak bilinmektedir.
İnce tanecikli yapısından ve diğer bütün killerin içerdiği mineral bulaştırıcı, kirletici özelliklerini içermemesinden dolayı, Matauri Bay Hallysite kili toksinleri ve derinin üst yüzeyindeki saf olmayan maddeleri ender emme özelliğine sahiptir. Bu da onu özellikle akne eğilimli ciltlere yararlı ve siyah nokta oluşumuna neden olan falza yağ içeren gözeneklerin temizlenmesinde etkili hale getiriyor. Bu lapa özelliği ölü deri hücrelerini cilt yüzeyinden çekerek cildi taze ve besin almaya açık bir şekilde bırakarak yumuşak bir temizleme sağlıyor.
Yeni Zelanda’nın uzak kuzey kesimlerindeki Maturi Bay’den kaynaklarnı alan bu ince taneli kil, yaklaşık 2 ile 9 milyon yıl önce oluşmuş eski volkanik kubbelerin astropikal akıntıyla şekil almasıyla oluşmuştur. Bu kil, kemik külü bulunduran ince porselen ve porselen yapımında da kullanılmaktadır.
Kullanılan kısımları:
Kil, yeraltından kazılarak çıkartılır ve içinde bulundurduğu silikat kumlarından temizlenir.
Faydaları:
Deri üzerindeki kirleri nazikçe alarak cildi temizler.
Calendula
Neşeli, aydınlık calendulayı sakinleştirici ve rahatlatıcı özellikleriyle ciltte oluşmuş tahrişleri geciktirdiği için ürünlerimizde kullanmayı çok seviyoruz
Haricen kullanıldığı zaman Calendula’nın şifalı değerleri ünlüdür. Yanıkları, yaraları, kesikleri, sıyrıkları ve enfeksiyonları antiseptik özelliklerinden dolayı iyileştirme ve iltihaplı bölgedeki kan akışını artırma özelliklerinden dolayı dünyadaki en iyi şifalı bitkilerinden biridir. Onu bu kadar etkili bir yara iyileştirici ve anti-tahriş edici yapan bileşenleri, flavinoidler, saponinler ve cartenoidlerdir.
Akdeniz’e özgü Calendula, şu anda tüm dünyada bulunabiliyor. Onu, güzelliği ve yıl boyunca üretken bir biçimde çiçek verdiği için yetiştiren Romalılar tarafından isimlendirilmiştir. Avrupalılar Calendula’yı yüzyıllardır kullanmışlar ve taç yapraklarını genellikle çorba ve güveçe eklemişlerdir.
Kullanılan kısımları:
Çiçekleri badem yağı içerisinde yumuşatılır.
Faydaları:
Acıları yatıştırır, kanamayı azaltır, hızlı iyileşmeyi ilerletir ve yara izi oluşumunu önlemeye yardım eder. Aşağıdaki durumlarda çok etkilidir: harici ezikler, kesikler/sürtünmeler, deri tahrişleri, yarala; ve antibakteriyal, yanıklara karşı ve antiseptik olarak.
Ana bileşenleri:
Vitamin A ve C. Flavinoidler, saponin ve cartenoid.

başa